try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
Let's Learn Turkish
Let's Learn Turkish - Haydi Türkçe Öğrenelim

Giants' Love Is Big

Giants' Love Is Big

In the middle of sleepless night
My thoughts are captive to you

It is so hard to accept everything
The sun will rise with separation

Giants' love is big
Either the mountains will raze to ground
Or great anger will arise
Or the world will go down to sink
I will leave you then

Now I understand very well
To live is not about breathing
It is something like remaining in fire
To be separated while so in love

Submitted by bluestarletus on Tue, 20/09/2016 - 09:07
Thanks!
Align paragraphs
Turkish
Devlerin Aşkı Büyük Olur
Uykusuz gecenin ortasında
Düşüncelerim sana tutsak

Herşeyi kabullenmem çok zor
Güneş ayrılıkla doğacak

Devlerin aşkı büyük olur
Ya dağlar yerle bir olacak
Ya kıyametler kopacak
Ya da dünya batacak
Senden öyle ayrılacağım

Şimdi çok iyi anlıyorum
Nefes almak deilmiş yaşamak
Ateşlerde kalmak gibi bir şey
Böylesi severken ayrılmak

Ozanlar ve Gölgeler

Ozanlar ve Gölgeler

İnanabiliyor musun böyle bir geceye?
Hayallerin gerçek olduğu, böyle bir geceye
İnanabiliyor musun böyle bir öyküye
Bir mutluluk şarkısı, kadim ilimi övüyoruz
Yanan ateşe gel ve

Beni gölgelerde seyret
Beni gölgelerde seyret
Söyleyeceğim şarkılar
Sihirlerin ve yüzüklerin
Bana arpımı ver
Ve bu gece efsaneye dönüşsün
Hiçbirşey gerçek gibi değil
Yakında hissedeceksin
Yaşadığımız dünya başka bir ozanın
Gölgelerde düşle
Gölgelerde düşle

Bunun içinde mantık olduğuna inanıyor musun
Bu gerçek mi yoksa efsane mi
Kafiyelerimde birler
Kimse ardındaki manâyı bilmiyor
Dokumacının dizelerinin
Peki Cadılar hariç kimse
Zamanın yanan ateşlerinin içine bak ve
Her şey devam edecek zira kutsal çocuk
Şimdi seninle konuşacak

Beni gölgelerde seyret
Beni gölgelerde seyret
Söyleyeceğim şarkılar kabilelerin ve kralların
Leşçi kuş ve katliam salonu
Hiçbirşey gerçek gibi değil
Yakında hissedeceksin
Yaşadığımız dünya başka bir ozanın
Gölgelerde düşle

Bedenim Bir Kafes

Bedenim Bir Kafes

Bedenim beni sevdiğim kişiyle
Dans etmekten alıkoyan bir kafes
Ama zihnim anahtarı tutuyor

Bedenim beni sevdiğim kişiyle
Dans etmekten alıkoyan bir kafes
Ama zihnim anahtarı tutuyor

Bir sahnede duruyorum
Korkunun ve kendinden kuşku duymanın sahnesinde
Bu anlamsız bir oyun
Ama yine de alkışlayacaklar

Bedenim beni sevdiğim kişiyle
Dans etmekten alıkoyan bir kafes
Ama zihnim anahtarı tutuyor

Yanımda duruyorsun
Zihnim anahtarı tutuyor

Karanlığa ışık diyen
Bir çağda yaşıyorum
Konuştuğum dil ölmüş olsa da
Hala şekiller kafamı dolduruyor

Kimin adı olduğunu bilmediğim
Bir çağda yaşıyorum
Korkum beni dinç tutsa da
Hala kalbim çok yavaş atıyor

Bedenim beni sevdiğim kişiyle
Dans etmekten alıkoyan bir kafes
Ama zihnim anahtarı tutuyor

Yanımda duruyorsun
Zihnim anahtarı tutuyor
Bedenim bir

Bedenim bir kafes
Bize verileni alıyoruz
Unutulmuş olman
Affedildiğin anlamına gelmiyor

Geceleri adımı haykıran

Keder Hasatı

Keder Hasatı

Kız gitti, yapraklar dökülüyor
Tear Maiden* geri dönmeyecek
Affın mührü bozuldu
Ve saf bir aşk günaha çevrildi

Ömrümüzün şafağında
Umut belki de bütün gözyaşlarının üstünü örter
Hakikat gölgelerde gizleniyor
Düşler belki yalanlarla doldurulmuştur
Yakında gece olacak
Acı içeride kalacak

Ansızın, oh çok açık göründü
Tüm körlük götürüldü
Kız gözlerini kapadı ve ismimi söyledi
Kız bir daha asla ama asla görünmeyecek

Keder hasatı, tohumun büyütülüyor
Ağlayışlarla dolu donmuş dünyada
Işık hüzmesi azaldığında
Soğuk kış geceleri başlayacak

Kız gitti ve ben itibarımı yitirdim
Hiçbir şifa büyüsü yaralarıma merhem olamaz
Şafakta aldatıldı ve ben de
Hayat tarafından aldatıldım ve acı felaket
Seni günün sonuna götürecek

Ömrümüzün şafağında
Umut - yakında geçip gidecek
Karanlıkla yüzleşirken
Yalnız başımayım

Keder hasatı, tohumun büyütülüyor
Ağlayışlarla dolu donmuş dünyada
Işık hüzmesi azaldığında
Soğuk kış geceleri başlayacak

Atlantis

Atlantis

Deep underwater
Is where I left my love
Clean at the surface
Shallow to the touch
Nothing left
He's a wreck
Buried deep in the sand
Now I don't feel a thing
When I'm holding his hand
And I'm asking myself
Will I sh-sh-sh-sh shiver again

Oh, I know how to feel
I know that love exists
It's asleep with the fishes
Down in Atlantis
Oh my Lord, where's my soul
How did we end up like this
Fast asleep with the fishes
Down in Atlantis

Dig a little deeper
Baby hold your breath
Take a seat at the counter
Just give it a chance
Every bro
In the building
With his back to the wall
Not for me, be discreet
I should try not to yawn
I shut em' down, shut em' down
Like a sniper on call

Oh, I know how to feel
I know that love exists
But it's asleep with the fishes
Down in Atlantis
Oh my Lord, where's my soul
How did we end up like this
Fast asleep with the fishes
Down in Atlantis

[Kaiydo:]
Hey, hey
I know sometimes we lose sight of hope

Broken

Broken

Before I met you I would have said I’m fine
If you asked, if you asked, if you asked me...
And then you gave that word another life
(And you got, and you got, and you got me...)

I wore the pain on my face
Hoping someday it would fade
You know how to wash it away
Oh you do it
I wear the smile that you gave me
Won’t take it off if you paid me
I wouldn’t say that you saved me
But the truth is

Right when we met
You made me forget
That my heart was ever
Bro- broken
Looking at me
You wouldn't believe
That my heart was ever
Bro- broken

Before I met you I wouldn't sleep alone
But it felt, but it felt, but it felt like it
I moved my body, but my chest was stone
Couldn’t break, couldn’t break, couldn’t break it

I wore the pain on my face
Hoping someday it would fade
You know how to wash it away
Oh you do it
I wear the smile that you gave me
Won’t take it off if you paid me
I wouldn’t say that you saved me
But the truth is

Vay Halimize

Vay Halimize

Bu şehir atar, yatar, sarar, kanar, kaçar, kalır, kusar, sensizken bir anda
Sürükler durmaz, akar, suya, dalıp çıkar ve ters döner, bir anda
Dışını bozar, kıyar, döver, karar, her şey senden bekler, son anda
Birer birer, yapar bozar, alır kaçar, satar, sensizken bir anda

Vay vay vay vay vay halimize
Vay vay vay vay vay halimize
Vay vay vay vay vay halimize
Vay vay vay vay vay halimize

Submitted by Derin Derince on Thu, 14/07/2016 - 16:03
Align paragraphs
English translation
Pity On Us!

This cities tosses, sleeps, envelops, bleeds, runs away, stays, gets mad; without you, all of a sudden
Keeps dragging (me) nonstop, flows, goes to water, sinks me into water then takes me out and goes back, all of a sudden
It breaks you on the outside, cuts you, hits you, expects so much from you at the last moment
One by one, does it, breaks it, takes it away and sells it; without you, within a moment

Pity on us!
Pity on us!
Pity on us!
Pity on us!

Senin İçin Öldüm

Senin İçin Öldüm

Versions: #1#2
Şuan buna inanamıyorum
Planladığım bu değildi
Yaşadım ve öldüm ve şimdi de
Anlayamıyorum
Hissettiğim bütün aşkla
Onu asla bırakamazdım
Ne pahasına olursa olsun
Ruhum onu görmek için değer

Ne kadar da seviyorum seni
Acı yok olmayacak
Sana ihtiyacım olduğunda
Hep çok uzaktasın
Senin için ağlıyorym
Kendi kendimi suçluyorum
Senin için öldüm
Her şeyden vazgeçtim

Acı çok fazlaydı
Sonunda onu gördüğümde
Mutluydu ve aşıktı
En yakın dostuma aşıktı
Bu kadar canımı yakan şey
İkisini de çok sevmem
Ve asla bilmeyecekler
Aşk için ruhumu sattığımı

Submitted by borabora98 on Tue, 20/09/2016 - 19:43
Thanks!
Align paragraphs
English
I Died For You
I can't believe this now
This isn't what I planned
I lived and died and now
I just can't understand
With all the love I feel
I could never leave her
No matter what the cost
My soul's the price to see her

[Chorus]
Oh how I love you
The pain won't go away

Aşkın Ne olduğunu Bilen Biri

Aşkın Ne olduğunu Bilen Biri

Versions: #1#2
Herhangi biri
Herhangi biri
Herhangi biri
Herhangi biri

Beni suçlayabilirsin
Utandırmaya çalış beni
Ve ben seni hala umursuyor olacağım

Başından savabilirsin
Hatta eleştirebilirsin
Ve ben seni hala umursuyor olacağım

Dünya
Benim aptal olduğumu düşünebilir
Onlar seni göremez
Benim görebildiğim gibi
Oh, ama
Aşkın ne olduğunu bilen biri
Anlayacaktır

Herhangi biri
Herhangi biri
Herhangi biri
Herhangi biri

Çok üzgün hissediyorum sadece (herhangi biri)
Birileri için
Bana merhamet eden

(Herhangi biri) Çünkü onlar bilmiyor
(Herhangi biri) Oh onlar aşkta mutluluk nedir bilmez

Biliyorum
Gitmene asla izin vermeyeceğim
Daha fazlası
Benim
Anlayabildiğimden
Oh, ama
Aşkın ne olduğunu bilen biri
Anlayacaktır

Oh (herhangi biri) onlar anlayacaktır
(herhangi biri) eğer aşkı denerlerse anlayacaklar (herhangi biri)
(herhangi biri) Oh anlamaya çalış (herhangi biri)
(herhangi biri)

I Used To Cry

I Used To Cry

Sitting in my dreams,
alone for you to come back.
Things are better than they seem,
don't you worry I'll be fine.

Well I used to cry, I cried, I cried all night long.
And now I'm trying, I'm trying, I'm trying
To stop on my own.

It's really hard to admit I've been wrong for so long.
Time is all that you need,
Can't you see you're all alone.

Well I used to cry, I cried, I cried all night long.
And now I'm trying, I'm trying, I'm trying,
To stop on my own.

And I feel old, and I feel lonely,
If only I could learn to be happy.
And I feel old, and I feel lonely,
If only I could learn to be happy.

Well I used to cry, I cried, I cried all night long.
And now I'm trying, I'm trying, I'm trying,
To stop on my own.

But I used to cry, I cried, I cried all night long.
And now I'm trying, I'm trying, I'm trying,
To stop on my own.
On my own, on my own, on my own.

But I used to cry, I cried, I cried all night long.

Siyah At ve Kiraz Ağacı

Siyah At ve Kiraz Ağacı

İki,üç,dört

(Woo-hoo, woo-hoo) (x2)

Kalbim kendimi bildiğimden daha iyi tanır beni
Bu yüzden bütün konuşulanları yapacağım
(Woo-hoo, woo-hoo)
Hiçiliğin ortasında bir yerde rastladım
Büyük bir siyah at ve bir kiraz ağacına
(Woo-hoo, woo-hoo)

Sırtımda ufak bir korku hissettim
"Sakın arkana bakma ve sadece yürümeye devam et" dedim
(Woo-hoo, woo-hoo)
"Baksana" dediğinde siyah at
"Hey hanımefendi benimle evlenir misin ?"
(Woo-hoo, woo-hoo)

Ama ben dedimki
"Hayır hayır hayır hayır hayır hayır
dedim hayır hayır sen bana göre değilsin
hayır hayır hayır hayır hayır hayır
dedimki hayır hayır sen bana göre değilsin

(Ooooo, woo-hoo)

Erken saatlerde kalbimin bir problemi var
Bu yüzden bir veye iki kalp atışı için ölümü durdum
(Woo-hoo, woo-hoo)
Yalnızca bazı kabloları kestim
Ve bunu yapmamam gerekirdi
Ve bütün bu yıllardan sonra beni affetmeyecek
(Woo-hoo, woo-hoo)

Bu yüzden onu hiçliğin ortasında bir yere gönderdim

Yüzleşme

Yüzleşme

Sabah ne ara oldu be arkadaşım
Gelde şimdi yataktan çık, çıkabilirsen
Hergün aynı terana
Of, bıktım usandım
Bir sürü yük
Altından kalk kalkabilirsen

(2x)
Sabır taşım çatladı hiç mecalim yok
Bakma sen güldüğüme
Yazık değil mi ömrüme
Şu çektiğime

Hesabı kessin kader
Hadi yüzleşmeye
Vur, vur
Kader bir daha

Öldürmeyen her darbe güç verir bana
Vur, vur, vur, vur kader bir daha
Düşsek bile kalkarız
Eninde sonunda

Vur, vur
Kader bir daha

(2x)
Vur, vur, vur, vur kader bir daha

Düşsek bile kalkarız
Eninde sonunda
Vur…

Submitted by Yiğit Yılmaz on Tue, 20/09/2016 - 21:21
Align paragraphs
English translation
"Confrontation!" "Yüzleşme!"

My friend, ehat happened to the calling in the morning then,
Come on now go out of the bed if you can go,
Everyday the same melody,
Ugh, I got tired, I got bored,
A lot of burden,
Get rid of it, if you can do so,

(2x)
My patience stone is cracked,
I have no power,

Seni Seviyorum I Love You

Seni Seviyorum I Love You

Seni seviyorum
kılıksız, dilenci bir bahar şarkilar söylerken kapida

seni
seviyorum

kumrulara bulandı sabah
taç yapraklarından yorganının altında

ineceği istasyonu şaşırdı kalbim
bir sessiz film kahramanı kadar tuhaf

menekşe yüklü batık bir gemi
buğulu bir senfoni eriyen karadanadam

seni seviyorum
günlerdir ağaç kovuklarında arıyorum ellerini
yok ki
martılara serpiyorum bulduğum pırlantaları
gözleri yok ki...

acı bir tirad
benekli hayat

ışığı süzsem
tortusu yok ki.

i love you
while an undressed, beggar sings spring songs infront of door

I
love you...

the morning got cloudy with doves
from crown leaves under your blanket

my heart lost the station it will get off
strange as a movie star

a sunk ship loaded with violet
a blurry symphony and a melting snowman

i love you
for days, in hollow of trees, i am searching for your hands
but they are not there...

Biz Us

Biz Us

Yaşıyor ama uzaktaysam senden
Bil ki seni hiç unutmadım
Ölüm değilse bizi ayıran
Yazık olmuş ,hata yapmışsız
Senden yada benden ne farkeder
Şeytana uymuş aşkı yakmışız

Adımı söylemezdin bana seslenirken
Aşk derdin,aşkım derdin
Her aşk dediğinde
Beni kendinde daha da aşık ederdin
Buluştuğumuz anları hatırlıyorum
Güller açardı gönlümde sen gelirken
Üç-beş saat bile ayrılsak
Yapraklarım dökülürdü sen giderken

Yanyana duran iki yıldızdık sana göre
En parlak,en güzel olanı bendim
Gökyüzünde ki tek yıldızındım senin
Fırtınalarda saklanıp korunduğun
Liman olduğumu söylerdin
Ömrünün sonuna kadar beni seveceğini
Kalbini kalbime kelepçeleyip
Anahtarını okyanusa attığını söylerdin
Benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti
Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin
Sonsuza kadarda saklayacağım
Yokluğumda sen nasıl olursun hayal ettiğimde
Seni mutlu, çok mutlu görüyorum
Çünkü hep öyle ol istedim

Ararım Seni I Look For You

Ararım Seni I Look For You

Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni

Gözyaşlarım kurur yanaklarımda
Hüzünlü bir ıslık dudaklarımda
Sigaram sabahlar parmaklarımda
Nefes nefes çeker ararım seni

Gölgen düşer sanki hep yollarıma
Adım adım yürür izlerim seni
Bir çılgın özleyiş girer kanıma
Yudum yudum içer ararım seni...

Evening comes soon to my loneliness
i walk around streets, look for you
yearning for you in the fires of my heart
i burn like flames and flames, look for you

Tears get dry on my cheeks
A melancholic whistle on my lips
my cigarattes reachs to mornings in my fingers
i inhale breath by breath, look for you

as your shadow appears on my path
walk step by step, follow you..
A wild longing goes into my blood
i drink sip by sip, look for you

İçeriği paylaş